Sivas’ta Çağdaş Eğitime İlk Adım Sivas Rüşdiyesi

0

Sivas’ta Çağdaş Eğitime İlk Adım

SİVAS RÜŞDİYESİ

Talip Mert

Sivas’ta Anadolu Selçuklularından kalma Sahibiye (Gökmedrese), Buruciye ve Şifaiye Medreseleri asırlarca Sivas’ın eğitim kurumları olarak şehir halkının ve çevresinin ihtiyacını karşılamaktaydılar. Bunlara ilave olarak 1596’da Şemseddin Sivasî Küçükminare Mahallesi’nde bir mektep yaptırmıştı. Yaklaşık olarak 1780’lerde Zaralı-zâde Receb Bey [Paşa] de İhsaniye Medresesi’ni kurdu. Said İbrahim Paşa ve diğer bazı hayırsever kişiler bu medreseyi kurdukları yeni vakıflarla desteklediler. Bu arada çok daha basit yapıda olup mahalle aralarında yer alan o zamanki adıyla sıbyan (çocuk) mektebleri denen kurumlar da bulunmaktaydı. 1864’e kadar hatta Cumhuriyet devrine kadar kendi çapında hizmet vermiş adı veya adresi bilinen Sivas’taki diğer mektepler de şunlardı: Dârurraha Vakfı’na ait Dârurraha Camii bitişiğindeki mektep, Kale-i Atik (Eski Kale) Mahallesi Mektebi, Çukurpınar Mahalle Mektebi, Mahkeme yanında bulunan bir mektep ve Sarışeyh Mahallesi Mektebi. Bu arada 1879’da rüşdiye gibi yeni anlayışla eğitim veren iki tane de ilkokul (iptidai) açılmıştı.

1860’lara gelindiğinde Sivas halkının talebiyle ve masraflarını da yine halkın karşıladığı bir okul açılmasına karar verilerek hemen işe başlanmış ve bu okul Çay Mahallesi’nde “Sivas Rüşdiye Mektebi” adıyla 1864’te eğitime başlamıştır. Rüşdiyede verilen eğitim o zamana göre tamamen yeni usullerle yapılmaktaydı. Bu usul bazı değişikliklerle yakın zamanlara kadar da devam etti.

Sivas Rüşdiyesi 1893’te bugünkü Sivas Kongresi binasının lise (idadi) olarak eğitime açılmasına kadar da burada faaliyetini sürdürdü. 1893’ten itibaren lise ile aynı binada öğretime devam eden Sivas Rüşdiyesi yeni binaya nakledilince eski binası önce askeri rüşdiyeye terk olundu. O günlerde askeri rüşdiyenin bina sıkıntısı vardı. Mevcut rüşdiye askeriyenin taleplerine de uygundu (1). Mevcut belge ve fotoğraflardan rüşdiye binasının kısa süreli de olsa askeriyece kullanıldığı anlaşılıyor. Daha sonra bu karardan vazgeçilip bu binanın kız rüşdiyesi olmasına karar verildi. Böylece Sivas’ta kızlar için de bir ortaokul açılmış oldu.

Osmanlı arşiv belgesinde Sivas Rüşdiyesi’nin Çay Mahallesi’nde açıldığı kaydı bulunmaktadır. Sivas Mahkeme sicilleri ve bilebildiğim kaynakların hiçbirinde Sivas’ta bu isimde bir mahalle bulamadım. Yalnız Osmanlı devrinde Kösedere-i Müslim ve Kösedere-i Zimmi adlı mahallelerin cumhuriyetin ilk yıllarında Çayyurt adıyla birleştirildiğini biliyoruz(2). Çay ismi belki mahalle değil; cadde, sokak veya o isimle meşhur olmuş bir yer olmalı. Rüşdiyenin eski resimlerinde görülen cami-i şerif bugün var mıdır ve hangi camidir? Varsa görünüşünde bir değişiklik olmuş mudur? Bu sorunun cevabı Sivas Rüşdiyesi’nin net adresini verecektir.

Sivas’ta 1887’de lise (idadi), öğretime rüşdiye binasında başlamıştı. 1893’e kadar aynı binada eğitim verdiler. Dolayısıyla rüşdiye binası altı sene boyunca idadiyi de bünyesinde barındırmış oldu.(3)

Sivas Rüşdiyesi’nin açıldığı yıllarda kurs mahiyetinde “Mekteb-i Aklam” adıyla yeni bir mektep daha açıldı. Burası sadece Sivas’ta vazifeli memurlara hizmet vermek, onları mesleklerinde daha verimli kılmak amacıyla açılmıştı.(4)

Sivas eğitim tarihi bakımından kayda değer bir başka gelişme ise her köye bir mektep açma düşüncesidir. Bu düşünce Sivas Valisi İsmail Hakkı Paşa’nın (1841- 1910) Sivas valiliği sırasında (1880- 1882) hayata geçirmek için işe koyulduğu bir düşünce idi. Tabiatıyla bu proje 1880’lerin Sivas Vilayeti (Amasya, Tokat, Şebinkarahisar) dâhilinde bulunan 3052 köyü kapsıyordu(5). Ne yazık ki o zamanın malî şartları buna imkân vermedi. Bu imkânsızlık 1970’lere kadar da sürdü. 1970’lere kadar Sivas merkez köylerinden bazılarında hâla okul olmadığını çok net hatırlıyorum. 1880’lerden sonra ancak nüfusu kalabalık bazı köy ve nahiyelerde bu okullar açılabildi. Büyük yerleşim yerlerinde bulunanlar ise kısmen tamir, kısmen de genişletilerek daha kullanışlı hâle getirildi.

Sivas’ta modern eğitimin ilk çekirdeği olan rüşdiyeyi 1887’de idadi, 1893’te kız rüşdiyesi 1903’te sanayi mektebi, 1913’te ise ticaret mektebi (lisesi) takip etti. 1917 tarihli bir belgeden Sivas’ta kız öğretmen okulunun (darulmuallimat) da açılmış olduğu anlaşılıyor. Ama darulmuallimatın ne zaman açıldığı henüz tespit edilemedi.

Sivas’ta kurulan modern rüşdiyeden önce eğitim tarihi kısaca böyledir. Rüşdiyenin tesisi ile ilgili ayrıntılar ise şöyledir: Sivas’ın hali vakti yerinde halkından (eşrafından) 75 kişi Sivas hâkiminin önderliğinde bir dilekçe yazarak Sadaret’e başvurmuş ve rüşdiye mektebi açmak istediklerini beyan etmişlerdir. Bu dilekçede tarih yoktur. Ama diğer vesikaların tarihine bakılırsa bu dilekçe 1863 yılına ait olmalıdır. Dilekçenin altında imzası olan şahıslar o zaman Sivas’ta yaşayan ama birçoğunun torunları bugün de hâla Sivas’ta oturan köklü ailelerdir. Bu belge aynı zamanda aile tarihine meraklı Sivaslılar için de iyi bir ipucudur.

Bu dilekçede konu ile pek de alakası olmayan kısımlar atlanmıştır:

“… Değerli ve faydalı ilimlerin bir kat daha te’yid ve te’kidi (sağlam bir şekilde öğrenilmesi) ile genel olarak eğitimin hayırlı maksadının temini ve artırılması için İstanbul ve diğer illerde kurulmakta olan rüşdiyelerden memleketimiz halkı da pay sahibi olmak istemektedir. Bu hayırlı düşüncenin devamı olarak geçen sene inşasına başlanan rüşdiye mektebinin inşaatı bitmiş, tayin olunan muallimler de gelmişlerdir. Kayıt usulüne uygun olarak kaydedilen öğrencilerin derslere başlamaları da bizleri ziyadesiyle sevindirmiştir… Bu mektebin inşası için lazım gelen belirli miktar paranın temini de bizim fikrimiz olmak cihetiyle şöyle temin edilmiştir. Dördüncü Ordu’nun idaresi için Sivas’ın Müslüman ahalisi tarafından Erzurum ve Karahisar-ı Şarkî’ye gönderilen… Zahirelerin fiyat ve nakil ücreti olarak Sivas Mal Sandığı’ndan [nakliyecilerin]alacakları olan ama henüz alamadıkları 67.326 kuruşun bu mektep masraflarına tahsis olunması kararlaştırılmıştır. Böylece hem istenen mektep yapılmış, hem de [devlet ve millet]için şerefli bir hizmette bulunulmuş olacaktır… Bu hareketin mahallemizin Müslüman halkı tarafından da memnûniyetle karşılanıp teşekkür edecekleri şüphesizdir. [Onun için] bu paranın mektep yapımında kullanılması, ahalinin ve bizlerin bu güzel işten hissedar olmamız bâbında yüce Sadaret makamının emir ve ferman [buyurması]…”

Bu listedeki bazı mühürler silik olduğundan okunamadı.

KUTU

Sivas Rüstiyesi’nin kurulması için Sadaret makamına verilen dilekçede mührü olan Sivas eşrafı

Hâkim Mehmed Ebülhayr

Muhasececi (imzası yok)

Müftü es- Seyyid (es…)Hafız Hüseyin

Müderris es… İbrahim Besim

Aza Fertelli-zade es… Derviş Mehmed

Aza Hacı Ali Bey-zade es… Ahmed Rifat

Aza Dizdar Ağa-zade… Murtaza (6)

Aza Evliya Efendi-zade Süleyman Faik

Aza Hoca-zade Hasan Sadık

Said Paşa-zade es… Seyyid M. Cemali

Alaeddin Paşa-zade M. Bahaeddin

Zaralı-zade Receb Bahri

Selman Bey-zade es… Hüseyin Hamdi

Arif Efendi Torunu es… M. Said Nuri

Selim Ağa-zade es… Ömer Sıtkı

Kadı-zade Hafız Rahmi

Ahund-zade es… Lütfullah Behcet

Hacı Ali Bey-zade es… M. Nuri

Sadullah Efendi-zade es… Şeyh Hasan

Suyollu-zade Abdurrahman Reşid

Suyollu-zade İbrahim Bâhir

Beyefendi-zade es… Süleyman

Şeyh Halil Efendi-zade Abdullah Nazif

Dizdar Ağa-zade es… M. Esad

Nasuh-zade Abdurrahman

Osman Ağa-zade es… M. Emin

Uzun Ali Ağa-zade Ali Âsım

Ağacık-zade Abdülkadir

Şemseddin-zade es… M. Şemseddin

Hatip-zade Aliyüssabri

Kulemir-zade es… Mahmud

Genç İbrahim-zade es… Osman

Tirkeş-zade es… M. Muharrem

Göydünlü-zade es… Süleyman Rüşdü

Kadı-zade es… İbrahim Said

Kara Ahmed Ağa-zade Abdurrahman

Zaim Ağa-zade es… Abdullah

Veliyyüddin Ef…-zade Baha Vehbi

Bey-zade es… Selim

Ali Baba Şeyhi (?)

Serdar-zade Yusuf

Alican-zade es… Abdülaziz

Silahdar-zade Mehmed Ali

Sahteci-zade Abdullah

Hazinedar-zade es… M. Hulusi

Kara Ahmed-zade Derviş Mehmed

Tokuş Ağası-zade es… Mustafa

Tirkeş-zade es… Osman

Samur-zade Hasan

Emir-zade Hüseyin

İbikli-zade Hüseyin

Kamil Efendi-zade Necib

Köse Bekir-zade es… İ. Hakkı

(?) büyük-zade es… Ali

Yusuf Çavuş-zade es… Salih

Ahund-zade Halil Kamili

Sabuncu-zade es… Hüseyin Cemali

Kadı Aziz-zade es… Abdülaziz

Divan Efendisi-zade Emin İzzet

Deli Hamza-zade İbrahim Bey

 İlyas-zade Ali Rıza

Külhaş-zade Hüseyin

Leblebici-zade es… Musa

Kizir-zade es… Osman

Hacı Ali Efendi-zade es… Hasan Cenani

Hacı Ahmed Ağa

Silahdar–zade Atâullah

Kör Hasan-zade Mustafa

Torun-zade es… Mehmed

Canlı Mustafa-zade Osman

Hamamcı-zade Mustafa Sabri

Kılavuzlu Gökçe-zade

Bekir Efendi-zade es… M. Rüşdü

1864 yılının Ağustos ayında bugünkü il genel meclisinin atası olan Sivas Eyaleti Meclis-i Kebiri’nin bir mazbatasında okulun eğitime hazır olduğu bildiriliyor. Bu mazbatadaki ifadeye göre Sivas Rüşdiyesi’nin son durumu şöyle imiş:

“… Sivas’ta inşasına muvaffak olunan rüşdiye mektebinin öğretmen okulu (darulmuallimin) mezunu öğretmenleri (muallimleri) daha önce istediğimiz sayıda kitap ve risalelerle gelmiş bulunmaktadırlar. Gelen [bu öğretmenler]Başöğretmen Abdullah Hilmi ile ikinci öğretmen Mustafa Efendilerdir.

Mektebin lüzumlu olan mefruşatı da il meclisi ile bazı zenginler tarafından yaptırılmıştır. Allah’ın lütuf ve keremi ile mekteb açılmış, kaydolunan talebelerin isimlerinin yazılı olduğu bir defter de 25.04.1864 tarihinde yüce Sadaret makamına arz olunmuştu… Bu büyük eserin yapılıp ortaya çıkması, öğrencilerin ilim tahsiline gayret etmeleri memlekette tam bir şenlik havası estirmiştir…

Sivas ahalisinin bu sâdık [hizmet]ve vatanseverliklerine bir cemile (sürpriz) olmak üzere [bu faaliyetin]Ceride-i Havadis’te basılarak neşir ve ilanı yüce Sadaret makamının görüşü doğrultusunda iktizasının icrasına emir ve ferman [buyrulması]… 14.08.1864 (12 Rebiulevvel 1281). İmzalar:

Sivas Valisi Seyyid Mehmed

Sivas Kadısı M. Ebülhayr

Sivas Muhasebecisi M. Hamdi

Sivas Müftüsü (hasta imiş)

Aza Müderrislerden (?)

Evkaf Müdürü M. Tahir

Muharrerat Kâtibi İbrahim Hilmi

Aza Fertelli-zade (bulunamadı)

Aza Alaeddin Paşa-zade (memuren Koçgiri’de bulunduğu)

Aza Dizdar-zade Murtaza

Aza Hacı Ali Bey-zade A. Rifat

Aza Hacı Evliya-zade Süleyman Faik

Aza Hoca-zade Hasan Sadık

Sivas Meclisi’nin gönderdiği bu mazbata o zamana göre kısa sürede Sadaret’e ulaşmıştır. O devrin Sadrazamı Keçeci-zade Fuat Paşa’dır. Sivas, Fuat Paşa’nın muhtemelen kırgın ve acı hatıralarla andığı bir şehirdir. Çünkü babası Keçeci-zade İzzet Molla 08.12.1828’de buraya sürgün edilmiş, 1829 yılının Ağustos’unda Sivas’ta ölmüştür.  Ve mezarı da henüz Sivas’tadır ve 1917’ye kadar da Sivas’ta kalmıştır. O tarihte 13 yaşında olan Fuat Paşa belki babasıyla Sivas’ta bulunmuş da olabilir. Bu konuda net bir şey yazmak şu an için çok zor…

Sadrazam Fuad Paşa, Sivas Meclisi’nin mazbatasını özet halinde 5 Eylül 1864’te Maarif Nezareti’ne (Milli Eğitim Bakanlığı) havale etmiştir. Fuad Paşa bu yazısında (tezkire) durumun Meclis-i Vâlâ (Danıştay)’da da görüşülmesini ve ayrıca Maliye Nezareti’ne de bilgi verilmesini istemiştir.

Maarif Nezareti cevap yazısında Fuad Paşa’ya gerekli işlemin yapıldığını ve “Sivas ahalisinin bu bâbda olan gayretlerini takdiren keyfiyetin Takvim-i Vekayi’ nüshalarına derc ile ilanı…” nın uygun bulunduğunu arz etmiştir. Sivaslılar Ceride-i Havadis’i istemişlerse de Maarif ilan işinin Takvim-i Vekâyi’de olmasını tercih etmiştir.

Takvim-i Vekayi’ ve Ceride-i Havadis’in Eylül- Aralık 1864 arası sayılarında bu konuyu araştırdım ama Takvim-i Vekayi’de hiçbir haber yok. [Ruzname-i] Ceride-i Havadis’te ise kısa bir haber olarak geçmektedir.

Sadrazam Fuat Paşa’nın Meclis-i Vâlâ (Danıştay)’ya havalesini istediği mazbata 20.11.1864’te Danıştay’a gelmiştir. Burada yapılan görüşme yukarda yazılan mazbataların hukuken tasdikinden ibaret olup Sivas halkının fedakârlığı ve maarife yaptıkları katkıları Danıştay’ca övülmüştür. Gazetede ilan işinin Matbuat Nezareti’ne, yapılan bağışın da Maliye Nezareti’ne havalesine karar vermiştir. 02.12.1864 (4 Receb 1281) İmzalar: Yusuf Kamil, Mahmud Celaleddin, Abdurrahman Sami, Nevres, TahirEfendi (toplantıya katılamamış), Subhi Bey (komisyonda), (?) okunamayan bir mühür, Seyyid Mustafa, Lağofet Bey (bulunamadı)

Buraya kadar yapılan yazışmalar en son olarak Sadaret’çe 11 Aralık’ta padişaha sunulmuş ve padişahtan irade istenmiştir. Bu hususta Sadaret’in kaleme aldığı tezkire yukardan beri yazılanların bir özetinden ibarettir. Devrin padişahı Abdülaziz Han bu tezkireyi bir gün sonra onayarak Sadaret’e göndermiştir.(7)

Bu yazışmalarla kuruluşu tamamlanan rüşdiye 1865 yılında 150 öğrenci ile eğitime başlamıştır. Bu tarihlerde öğretim süresi dört yıldır. Ama bu arada öğretmen açığı vardır. Ve bu açık Sivas Rüşdiyesi’nin en büyük problemidir. Çünkü devlet yeni usulde eğitim verecek bu okullarda görev yapacak öğretmenlerin de öğretmen okulu (darulmuallimin) mezunu olmasını şart koşmuştur. Ama öğretmen okulu mezunları 1860’ların Bihke’den Basra’ya kadar uzanan ülkenin ihtiyacını karşılayamamaktadır. Bu bakımdan, gelen iki öğretmenin yanı sıra il meclisinin huzurunda yapılacak bir imtihanla yerli aydınlardan istifade edilmesi kararlaştırılmıştır. Kadro tamamlanıncaya kadar yerli öğretmenlerin Arapça, Farsça ve hüsn-i hat (güzel yazı) dersi vermeleri tavsiye edilmiştir.(8)

Sivas Rüşdiyesi 1869’da ilk mezunlarını vermiştir. Mezuniyet törenine vali başta olmak üzere il genel meclisi üyeleri, askeri ve mülki erkân iştirak etmiştir. 150 talebeyle öğretime başlayan rüşdiyeden mezun olan sadece 23 kişidir. Bu 23 kişinin mezuniyet imtihanları bu heyet huzurunda yapılmıştır. (9)Ve ne acıdır ki bu rakam 1960’larda da böyleydi. O yılları yaşamış, o yıllarda okumuş bir kişi olarak bu acı gerçeği ifadeden kendimi alamıyorum. Yani ortaokula kaydolan 100 kişiden en fazla 25-30’u mezun oluyordu.

İmtihan sonucu tanzim olunan cetveller İstanbul’a gönderilmiş ama Osmanlı Arşivi’nden bu cetveller çıkmadı. Kaybolmadıysa veya çürümediyse İnşallah ilerde çıkar. (10)

Bu devirde rüşdiye talebesinin kitapları devletçe bedava verilmiştir. Bu senelerde rüşdiyelerde okutulan dersler ise şunlardı: Din dersleri (ulum-u diniye), Türkçe, Arapça, Farsça, hesap, tarih, coğrafya, hüsn-i hat ve muhasebe (usul-i defterî). (11)

Bu arada rüşdiye muallimlerinin zaman zaman maaşlarını tam vaktinde alamadıklarına dair bazı şikâyetler olmuşsa da bu şikâyetler zamanla halledilmiş. (12)

Dipnotlar:

  1. Hususi İradeler evrakı (İ. Hus) 1311. C. 15
  2. Fahreddin Başel, Sivas Bülteni, Kamil Kitab ve Basımevi, Sivas 1935, s. 212.
  3. Maarif Nezareti, Tedrisat-I Tâliye evrakı ( MF. TLY) 25 / 3.
  4. Irâdeler Şura-yı Devlet evrakı (İ. ŞD) 17 / 722- 37.
  5. İrâdeler, Meclis-I Mahsus (İ. MM) 1300 / 3347, Maarif Giden 106 / 36.
  6. Bu zatın mühründe “Rabbi sehhil umuru Murtaza: Rabbim Murtaza’nın işlerini kolaylaştır” duası kazılmıştır.
  7. İrade, Meclis-i Vâlâ (İ. MVL) 523 / 23493.
  8. Sivas Şer’iyye Sicilleri (SŞS) cilt 43, s. 38.
  9. SŞS 43 / 25.
  10. SŞS 43 / 31.
  11. 11.Yıldız Esas Evrakı (Y. EE) 131 / 24.
  12. Maarif Nezareti Mektubi evrakı (MF. MKT) 59 / 4, 5

Hayat Ağacı dergisi 13. Sayı, 2009

PAYLAŞ