İşte 30 Dedik

0

30 sayı

EDİTÖRDEN

 

İşte otuz dedik… İşte bir derginin kâğıt ve mürekkepten ibaret fiziğinin ötesinde; zihinlerde kavranan, gönüllerde yankılanan ve zamanda çoğalan bir metafiziğinin de olduğunu isbat ettik.

Sivas’ın bozkırında 11 yıl önce ekilen çekirdek yetişti, koca bir ağaç oldu ve otuzuncu halkasını da nihayet kuşandı. Otuzumuza basarken şehre, insana ve zamana aileden bir pencere açıyor ve Hayat Ağacı külliyatına bir özel sayı daha katıyoruz.

Okurlarıyla, yazarlarıyla geniş bir aile hâlini aldı Hayat Ağacı. Birbirini yazısından, resminden, anısından, üslûbundan, hikâyesinden tanıyan binlerce bireylik bir aile… Birbirimizi görmesek de, seslerimizi işitmesek de, göz göze gelmesek, diz dize oturmasak da artık bir aile hukuku oluştu aramızda. Birlikte bir şehre mensup olmanın, aynı toprağa aidiyetin anlamını kavradık. İçimize işleyen, üzerimize sinen, dilimize yapışan, benliğimize sızan Sivas havasını satırlar ve fotoğraflar arasında birlikte soluduk.

Yedi iklim dört bucaktan gelip aynı şehirde kökleşen ailelerimizin hikâyelerine bakacağız şimdi. Vesikalarla, hatıralarla, fotoğraflarla, biyografilerle, kuşaktan kuşağa geçen sözlü aktarımlarla örülen 18 ayrı aile dosyasını geniş ailemize, Hayat Ağacı okurlarına sunuyoruz. Aileyi şehre bağlayan nesiller arası hafızadan süzülen hatıraları ve bilgileri dergi sayfalarına yansıttık.

Kökenleri, meşrepleri, hikâyeleri; dünya üzerinde yapıp ettikleri, yaşayıp gördükleri bambaşka olsa da yerleştikleri, yeşerdikleri toprağın onlara kattığı belirli renkler var ki, 30. sayıda baştan sona o renkleri fark edeceksiniz.

Aileyi bir özel sayı konusu yapmanın muazzam risklerinin farkındayız. Yüz binlerce ailenin vücud bulduğu bir şehirden hangi aileler, hangi kriterlere göre seçilecek de aile sayısında yer alacak? Şu gerçeği baştan ifade edelim ki her ailenin hikâyesi değerlidir ve hiçbir ailenin geçmişi önemden uzak değildir. Bir derginin iki kapağı arasında yer alacak aile hikâyeleri ise biraz tesadüflerle, biraz da dergi mutfağının işleyişle ilgilidir. Sınırlı sürede ulaşan yazılar, sayfa sayısı ve hikâyesini anılarla ve belgelerle destekleyebilen kalemlerin azlığı gibi etkenler, yalnızca 18 ailenin hikâyesini anlatmaya imkân verdi. Bir noktaya hassasiyetimizi de burada belirtmek isteriz ki, dosyaların seçiminde, Sivas’ın beşerî çeşitliliğine azamî dikkat gösterdik. Şehrin farklı renklerini, farklı aile köklerini, hiçbirini ihmal etmeden bu sayıya taşımaya çalıştık.

Tarih boyunca göç alan, göç veren, insan zenginliği devamlı değişen bir şehrin bugünkü sakinleriyiz. Ailenin ve şehrin hiç durmadan değişen formları ve hayat tarzları içinde geleceğe taşınıyoruz. İnsan hayatının yeşerdiği hücrelerden olan ailenin izini geçmişe doğru takiple, tarihin resmî-siyasî yüzünün dışında daha insanî ve toplumsal yüzüne bakmış olacağız. Önceki sayılarımızda olduğu gibi ailemize ve cemiyetimize bakmaya bundan sonraki sayılarımızda da devam edeceğiz.

Hayat Ağacı ile birlikte daha nice 30 sayılara…

Tekin Şener

Künye

PAYLAŞ