Hayat Ağacı Dergisi Sunuş Yazısı

0

  1931 Sivas Âşıklar Bayramı

EDİTÖRDEN

Tekin Şener

Bir şehir dergisi olan Hayat Ağacı, 25. sayısını halk kültürüne ayırdı. Bu tercihin en başta gelen sebebi, Sivas’ın muazzam halk kültürü birikimi ve Sivas’ta diğer illerimize göre nisbeten erken başlayan ve güçlü bir damar oluşturan halkbilimi araştırmalarıdır. Ortada kısmen de olsa yaşayan, canlı kültürel zenginlikler ve dahi yaklaşık 90 yıldır yapılan derlemeler, kayıtlar ve tetkiklerden oluşan devasa bir folklor birikimi vardır. Sivas folkloru ve folklor araştırmaları tarihi anlatmakla, yazmakla tükenmeyecek bir sahadır. Bu deniz hem engindir hem derin hem de adım başı sürprizlerle dolu…

25

Sivas’ta yayınlanan bir dergi olarak bu zenginliğe kayıtsız kalmamız ve ondan etkilenmememiz düşünülemezdi. Hayat Ağacı bir şehir kültürü dergisidir ve buna rağmen büyük ölçüde şehir dışında üretilen ve yaşanılan halk kültürüne de büyük önem vermiştir. Çünkü halk kültürü şehir kültürünü hem beslemekte hem de onunla etkileşim halinde sürekli değişmektedir. Ayrıca halkbilimi araştırmalarını başlatıp devam ettiren resmi ve sivil kurumların tamamı şehre aittir. Hayat Ağacı da şehre ait hem de Sivas gibi bir şehre ait bir kurum olarak halk kültürüne bigâne kalamazdı. Şu ana kadar çıkardığımız 24 sayımızda Sivas’ın folklorik zenginliğine dair çok sayıda araştırma yayınladık. Bu sayımızda ise başka konuları dışarıda bırakarak yalnızca halk kültürüne yer vermeyi uygun bulduk. Yine de Hayat Ağacı dergisinin 25. sayısı, bir “halk kültürü özel sayısı” değildir. Çünkü özel sayı demek o konuyu etraflıca, dışarıda fazla bir şey bırakmadan anlatmak, en azından buna cüret etmek demektir. Mevzu halk kültürü ve Sivas olunca bu, cüreti de aşan bir cahillik olur. Burada yapmaya çalıştığımız, deryaya daldırdığımız maşrapamızın alabildiği kadar suyu okurlarımıza sunmak veya hazinenin zenginliğini yansıtan birkaç parıltıyı sayfalarımıza taşımaktan ibarettir. Sivas’ın söz hazinesi, Sivaslı âşıklar; Sivas mutfağı, giyim kuşamı, mezar taşları, dokumaları, halk inanışları… Bu temel konulardan birer fragman seçip bir derginin imkânları ölçüsünde bi0r araya getirdik.

Şehir kültürü ile halk kültürü arasından nasıl bir sınır hattı vardır ya da mekânda yerleşik olmaktan, insanın toprağı mesken tutmasından kaynaklanan bu iki kültür kategorisini tam anlamıyla ayırt edebilir miyiz? Bu ve benzeri sorular çok verimli tartışma alanları açabilir. Bu tartışmaları konunun uzmanlarına bırakarak, Hayat Ağacı dergisinin durduğu noktayı ve üstlendiği misyonu belirtme anlamında birkaç kelam edelim:

Halk kültürü, halkın bizatihi yaşadığı, hayatındaki gerekler dolayısıyla ürettiği ve sürdürdüğü değerleri ve tarzları içerir. Usûlleri, araçları ve çıkış noktaları itibariyle daha doğrudan daha yalındır; esas olarak coğrafî ve sosyal kadere verilen cevaplardan kaynaklanır. Aynı yerde, aynı sosyal çevrede nesiller boyunca var olan insanların yeme içmeden giyim kuşama, eğlenceden mateme, inançtan tıbba kadar hayatı her yönüyle kucaklar ve çareler üreten halk kültürü dolayısıyla yöreye özgüdür ve anonimdir.Mumbar Dolması

Şehir ise ilişkilerin anonimleştiği fakat kültürel ürünlerin şahsîleştiği bir ortamdır. Şehir kültürü yaşadığını ve ürettiğini tasnif eder, derecelendirir, kayda geçirir. Şehir kültürü ihtiyaçlara cevap vermesinin ötesinde onları dönüştürür ve daha rafine, sofistike kılar. Şehirde hayatı şekillendiren kurallar daha formeldir, şehir kültürünü taşıyan formlar da daha kodifiye edilmiş ve resmîleştirilmiştir.

Hayat Ağacı dergisi Sivas’ın binlerce yıllık şehir kültürünün ortaya çıkardığı ve o kültürü temsil eden bir kurumdur. Halk kültürüne de bu pencereden bakar. Halk kültürü ve şehir kültürü arasındaki muğlak ve geçişken ortak alanda yerleşik ve köklü değerlere yer verir. Küre üzerinde bütün kültürel renkleri solduran baskın bir rüzgârın estiği, insanların benzer zevkleri ve tercihleri benimsediği, standart bir hayat tarzının giderek bütün insanlar üzerinde hâkim olduğu bir zamanda Hayat Ağacı kendi şehrinin ve yöresinin değerlerine dikkat çekiyor. O değerleri müzelerde ve kütüphanelerde korumaya almanın ötesinde, gündelik hayatımıza daha fazla etki etmesi, hayatımıza renk katmaları yönünde bir çağrıda bulunuyor. Gitgide tekdüzeleşen, tüketim kalıpları ile boğucu mesailer arasında sıkışan hayatımıza biraz nebze olsun serinletecek, neş’e ve derinlik katacak kültür birikimi dergimiz sayfalarında geçit yapıyor. Onunla tanışmak, onun bin bir ayrı yüzünü hatırlamak bize zannettiğimizden fazlasını kazandıracaktır.

Koçkiri'de motifli mezar taşları

Hayat Ağacı’nın yayını bundan sonra da şehir kültürü ekseninde sürecek. Şehir kültürünün halk kültürü ile buluştuğu hatta onu dönüştürerek bünyesine aldığı geniş alanda yeni sayılarda buluşmak üzere.

PAYLAŞ