Hayat Ağacı Dergisi 27. Sayı Sunuş

0

   Evvel Zaman

10. YILIMIZDA SİVAS ŞEHİR ALBÜMÜ İLE KARŞINIZDAYIZ

Tekin Şener

2005 yılının Şubat ayında Sivas’ta bir dergi yayın hayatına başladı. Şehir hayatı, şehir kültürü, şehir tarihi gibi bazı anahtar kavramlar etrafında söz söyleyen ve resim sunan dergi, 10 yıl boyunca yayınına devam etti ve Sivas şehir kültürüne dair önemli bir külliyat oluşturdu. 26 sayıda yaklaşık 3000 sayfa, 4000 fotoğraf ve resim, 500 civarında metin bugünün ve geleceğin okurlarına sunuldu. Zaman ve mekânda bir şehrin kültürünün izlerini süren ve bu takipten cümle şehirlileri çekecek değerler keşfeden derginin adı Hayat Ağacı idi…

10 yıl önce çıkardığımız 1. sayısından elinizdeki 27. sayıya kadar, hızla kaybolan ama dokunulacak kadar da yakın olan bir hayata pencereler açtı Hayat Ağacı. Bir şehrin, bütün şehirlerle birlikte yitirdiği köklü ve aslî değerlerini anlattı. Mahallelere, sokaklara, caddelere; evlere, konaklara, anıt yapılara, okullara, kamu binalarına; sıradan ve sıra dışı insanların hikâyelerine; tarzlara, geleneklere, tasavvurlara özenle dokundu. Anlatısının odağında hep insan vardı. İnsanın kurup yıktığı, yaşayıp unuttuğu, bağlanıp geride bıraktığı, kabından taşan bir hayattan fasıllar açıldı dergi sayfalarında.

 İş Güç Çarşı Pazar

Hayat Ağacı dergisinin 10 senelik yayın çizgisi, özenle korunan bir metin-fotoğraf dengesine dayanıyor. 26 sayı boyunca fotoğraflar metinlere eşlik etti, onları tamamladı ve açıkladı. Şehrin ve insanın zaman içerisindeki muhtelif hâllerini tespit eden fotoğraf kareleri, metinleri okurlar için daha çekici ve nüfuz edilebilir kıldı. Cümleler ve görüntüler, dergide sunulan anlamı birlikte inşâ ettiler. Hayat Ağacı’nın sayfalarını çeviren okur, bir şehri hem okuyabilir hem seyredebilir. Çünkü derginin sergilediği, Sivas’a dair şehir sahnelerini fotoğraflar resmeder, metinler dile getirir. Göze ve zihne birlikte hitap eden Hayat Ağacı dergisi, okurlarını açtığı bahislere çekmeyi ve onların mevzuyu tüm yoğunluğu ile kavramalarını amaçladı ve bu amaç doğrultusunda bir yayın gerçekleştirdi.

Hayat Ağacı dergisinde bugüne kadar yer verilen fotoğraflar, 1880’lerden günümüze, yaklaşık 130 yıllık bir zaman dilimine ait. Çoğunluğu siyah beyaz olmak üzere, tespit ettiği gerçekliği çerçeveleyerek zamanın not defterine kaydeden bu fotoğraflar, dergi sayfalarında yeniden hayat kazandılar. Dergiye kattıkları zenginlik ve enerji karşılığında yeniden insanların gözlerine ve idraklerine ulaştılar. Dijital makinelerle çekilen renkli fotoğraflar şimdiki ya da yakın zamana dair bilgiler ve görüntüler taşırken, filmli ve her ayarı elle yapılan makinelerle çekilen siyah beyaz fotoğraflar geçmiş zamandan haber veriyor ve selam getiriyor.

Yayın serüveni boyunca Hayat Ağacı’nın açtığı pencerede, bir şehrin zaman ırmağında nasıl yıkandığını, kabuğunu ve özünü nasıl değiştirdiğini seyredebilirsiniz. Bu seyir imkânını fotoğraflar sağlıyor; kendi zamanlarının suskun tanıkları fotoğraflar… Onlar giyim kuşamdaki, mimarideki, kent dokusundaki hatta insanların jest ve mimiklerindeki değişimi anlık tespitlerle önümüze seriyor. O anların mantık örgüsünü ve zaman seyrini kurmak onlara bakan zihnin görevidir. Baktığımız şehir fotoğrafları bize tek bir anın bilgisini vermez sadece, kendi zamanına dair sayısız ipuçlarıyla birlikte, şimdiye dair de mukayese ve anlama imkânları sunar.

2015 yılı gelip çattığında, fotoğrafların geçit yapacağı bir özel sayı ile 10. yıla girme fikri ortaya çıktı. Hayat Ağacı ekibini heyecanlandıran bir düşünceydi bu, çünkü iki ayrı düzlemde bir geçit resmi anlamına geliyordu. Hem Hayat Ağacı dergisinin kendi özel tarihinin bir seyri, hem de Sivas şehir hayatının yaklaşık bir asrının fotoğraflar üzerinden seyri söz konusu olacaktı bu sayıda. Derginin eski sayıları arasında ve Sivas’ın yakın tarihinde çıkılacak hatıra yüklü, hafıza tazeleyici bir gezinti… İşe başlar başlamaz, on binlerce fotoğrafı barındıran dergi arşivinden nasıl bir seçki yapacağımız sorunu ile karşılaştık. Evvela eski sayılarda kullandığımız fotoğrafları teknik kaliteleri ve konuları itibariyle elemeye tabi tuttuk. Sonra elimizde dijital kopyaları bulunan eski albümlere yöneldik ve 250 kadar fotoğrafta karar kıldık. Peki seçilen fotoğraflar albümde kronolojik bir sıra mı takip etmeliydi yoksa belirli konular ve temalar etrafında tasnife mi gidilmeliydi? Tercihimizi ikinci seçenekten yana kullandık ve dokuz ayrı tema ve konu başlığı altında albümü bölümlendirdik.

İşinde gücünde olanlar; makamda, meydanda, yolda olanlar, okula, çarşıya pazara, hastaneye, sahraya, düğüne, törene, şölene gidenler; müzik sevenler, yemek sevenler, spor sevenler; giyinmeyi, gezmeyi, eğlenmeyi, öğrenmeyi bilenler… Koca bir şehir ahalisi dokuz bölümde bir hayal perdesinden geçer gibi geçsin ve siyah beyaz yapraklarda bir şehrin bir asırlık hikâyesi fasıl fasıl izlensin istedik. Meskenler, mektepler, medreseler, hastaneler, postaneler, camiler, konaklar, viraneler o hikâyenin dekoru, Sivas şehri ise koskoca sahnesidir. O sahneden belirli bir zaman diliminde gelip geçen kahramanların birkaç bini, belki diğerlerini de temsilen bu albümde yer aldılar.

Hayat Ağacı’nın 10. yıl özel sayısına, Sivas Şehir Albümü’ne giren fotoğraflar, 10 yıl boyunca biriken geniş bir fotoğraf havuzundan seçildi. Bu görsel havuz birkaç büyük arşivden beslendi ve ufak ufak yağan damlalarla büyüdü. Dosya çalışmaları için sorup soruşturarak bulunan veya okurlarımızın aile albümlerinden getirdiği fotoğraflar zaman içerisinde büyük bir yekûn tuttu. Dergide her fotoğrafın altında kaynağını belirtmeye özen gösterdik, isimlerini burada tekrar etmemizin imkânı yok fakat kendilerine tekrar tekrar şükranlarımızı sunuyoruz. Teşekkürlerimizin adreslerine ulaşacağından eminiz çünkü bizi takibleri ve teşvikleri devam ediyor. Onların sayesinde Sivas’ın görsel hafızasındaki büyük boşlukları kare kare doldurduk. Özel aile tarihlerinden, şehir tarihine ışık tutan enstantaneleri dergi ile yani kamu ile paylaşanlar ve şehir tarihi araştırmacıları el birliği ile Sivas’ın fotoğrafik belleğini hücre hücre ördüler. Dergi, o hücrelerin serpiştirildiği bir zemin oldu.

Arşiv niteliği taşıyan hazır albümlere gelince… Onların bir dökümünü yapmak, Sivas fotoğrafçılık tarihine kabataslak bir bakış anlamına geliyor. Bu albüme giren en eski fotoğraflar, 1880’lere ait Sivas Sultanisi’nin inşaatını ve Sivas Sanayi Mektebi’ni gösterenler. Her ikisi de II. Abdülhamit devrine ait. II. Abdülhamit’in şehir albümleri arasında yer alan Sivas fotoğrafları, Şehrin Resmi adlı bir kitapta daha önce yayınlandığı için burada onlara yer vermedik. Daha eski bir tarihe ait olan Bogos Natanyan tarafından çekilen fotoğraflar Sivas’ın bilinen ilk fotoğrafları olup 1878 SİVAS adlı bir kitapta yayınlanmıştı. Elinizdeki albümde 1800’lere ait diğer fotoğrafları ise Sayın Fatih Güneren aile albümünden göndermişti ki bunlar, altlarına düşülen Osmanlıca notlarla çok kıymetli vesikalardır. Kronolojiye göre devam edelim:

Max Van Berchem’in “Corpus Inscriptionum Arabicarum” adlı dev eserinde Sivas ve Divriği’ye dair fotoğraflar 20. yüzyılın ilk yıllarına aittir, bu albümde birkaçına yer verdik. Halil Edhem’in Van Berchem adına Sivas’a gelip kuvvetle muhtemel Sivas’ta ilk fotoğraf stüdyosunu açan Encababian Kardeşler’in yardımıyla çektiği bu fotoğraflar paha biçilmez değer taşıyor. Ayrıca Albert Gabriel’in “Monuments Turcs D’Anatolie” adlı eserinden de belge niteliğinde fotoğraflara yer verdik.

Bir başka kaynak arşivimiz M. Necati Güneş tarafından bize ulaştırılan ve babası Ahmet Güneş’in 1920’li yıllarda Sivas’ta talebeliği esnasında derlediği fotoğraflardan oluşuyor. Bu arşivde Türk Ocağı’nın Sivas’taki fotoğrafçılık faaliyetinin semeresi olan çok kıymetli fotoğraflar da yer alıyor.

Dergide ve albümde yararlandığımız başlıca kaynaklarımızdan birisi de “1927 Vilayet Albümü”dür. Merkezden gönderildiği anlaşılan usta fotoğrafçıların çektiği bu fotoğraflar resmî bir belgeleme çalışmasının sonucu olsa gerek. Albümden istifademizi İl Kültür ve Turizm Müdürü Kadir Pürlü’ye borçluyuz.

Değerli şehir tarihçisi Halûk Çağdaş’ın yıllar içerisinde biriktirdiği özel arşivinden Hayat Ağacı’na verdiği fotoğraflar ise bir diğer görsel menbaımız oldu. 1920’lerden 1980’lere kadar uzanan bir zaman diliminde şehre dair pek çok durumu gösteren Halûk Çağdaş arşivi de Sivas şehir tarihinin önemli belgeleri arasındadır.

Sivas şehir kültürü ve halkbilim araştırmalarının mümtaz ismi Müjgân Üçer’in yarım asra yaklaşan çalışmaları esnasında bir araya getirdiği arşive, öndeki sayılarda olduğu gibi bu sayıda da ziyadesiyle müracaat ettik.

Dergimizin yazarlarından Kadir Üredi’nin bizzat çektiği ya da muhtelif sayılarda yayınladığı dosyalar için ulaştığı fotoğrafların bir kısmı da albümde yer alıyor.

Sivas'ın Yolları Yolların Sivas'ı

Değerli arşivci Ahmet İzzet Göze’nin, Sivaslı köklü ailelerinden alarak dergimiz arşivine kazandırdığı fotoğraf birikiminden de bu albümde çokça faydalandık. Artık Sivas dışında yaşamakta olan yerli ailelerin yeni kuşaklarına ulaşan ve aile albümlerini emanet etmeleri hususunda onları ikna eden Sayın Göze, dergiye bu anlamda büyük katkıda bulunmuş oldu.

Prof. Yener Okatan’ın şahsî albümünden ve Tokat’taki bir arşivden dergimize kazandırdığı fotoğraflar, Kubilay Dökmetaş’ın sahaflardan aldığı, Talip Mert’in Osmanlı ve Cumhuriyet arşivlerinden bulup çıkardığı, Yücel Mutlu, Sabri Koz, Faruk Aburşu ve Servet Yazıcı’nın zengin arşivlerinden çıkarıp dergiye verdikleri fotoğraflar da Hayat Ağacı arşivinin değerli unsurları arasında.

1950’lerin sonundan 1980’lere kadar Sivas şehir hayatını tüm canlılığı ve çeşitliliği ile gösteren onlarca fotoğrafı Adnan Yolalan Hayat Ağacı’na kazandırdı.

Sivas Valisi ve Sivas Hizmet Vakfı Başkanı Sayın Âlim Barut ve Sivas İl Özel İdaresi genel sekreteri Sayın Salih Ayhan, bu albümün ortaya çıkmasında ve sizlere ulaşmasında maddî ve manevî destekleriyle yanımızda oldular.

Yukarıda isimlerini saydıklarımız ve sayamadıklarımız, şehirlerine göz kulak olan, onun nice sûretine zaman aşırı bir mercekten bakabilen insanlardır. Fotoğraf sanatına ve fotoğrafçılık zanaatına Sivas’ta bir ömür adayan şahsiyetleri anlatan, Halûk Çağdaş ve Faruk Aburşu imzalı iki yazıyı, Hayat Ağacı’nın 20. Ve 21. Sayılarında bulabilirsiniz. Stüdyo fotoğrafçıları, alemunit – sokak fotoğrafçıları, resmî görevle Sivas’a gelen memur fotoğrafçılar, fotoğraf gönüllüleri… Bu şehir albümü, isimlerini sayamadığımız, pek çoğunun adı kayıtlara geçmemiş bu fotoğraf emekçilerine atfolunur…

Dikkatli gözlerin, meraklı bakışların, özenli ellerin gördüğü, fark ettiği, değer vererek sakladığı fotoğraflar süzüle süzüle nihayet bir şehir albümünde bir araya geldi. Çoğunluğu daha önce Hayat Ağacı dergisinde yayınlanan fotoğraflar tekrar ele alındı, alt yazıları gözden geçirildi ve zenginleştirildi. Fotoğraf altı yazılarını, Hayat Ağacı’nın uzman ekibi Halûk Çağdaş, Müjgân Üçer, Ahmet İzzet Göze ve Mehmet Ali Erdoğan’la birlikte yazdık.   Önceki sayılarda okur ile fotoğraf arasına fazla girmeden sadece bilgi veren alt yazılar yazmıştık. Bu özel sayıda fotoğrafları okuma ve yorumlama konusunda biraz daha cüretkâr davrandık. Bunu 10. Yıl sevincimize veriniz lütfen. Bu albümde okuyacağınız alt yazılarda, malumat içermeyen yoruma dayalı sübjektif okumalar tarafıma aittir ve mütevazı fotoğraf okuma denemeleridir.

Türkiye’de bırakın bir şehir kültürü dergisini, 10 yıl yaşayan kaç dergi vardır… Hayat Ağacı, okuyucuya ulaşma ve dağıtım konusunda hiç bitmeyen problemlere rağmen yayınına ara vermeden, içeriğini ve tasarımını zenginleştirerek 10. yaşına ulaştı. Derginin dayandığı fikrî zemini sağlayan çok değerli entelektüeller;  bizi okuyan, eleştiren ve teşvik eden sevgili okurlarımız, destek ve himayelerini esirgemeyen vakıf başkanı statüsündeki sayın Sivas valileri ve muazzam medenî birikimiyle Sivas şehri Türkiye’nin en uzun soluklu şehir dergisini 10 yıl yaşattılar. Hayat Ağacı dergisi adına kendilerine tarih önünde teşekkür ediyorum.

Birlikte nice on yıllara…

PAYLAŞ